FUKUKU
06-05-2008, 13:26
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine, 'Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu
yaşayanlar arasında ne fark vardır?'. 'Bakın göstereyim... ' demişermiş.
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememişolanlarıçağırarak onlara bir sofra
hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine derken, tabaklar içinde sıcak
çorbalar gelmiş. Arkasından da dervişkaşıklarıdenilen bir metre boyunda
kaşıklar. Ermiş: 'Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz. ' diye de
birşart koşmuş. 'Peki...' demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da
ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar
sofradan.
Bunun üzerine 'Şimdi...' demişermiş. 'Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe.' Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyenışıklıinsanlar
gelmişoturmuşsofraya bu defa. 'Buyrun' deyince, her biri uzun boylu
kaşığınıçorbaya daldırıp, karşısındaki arkadaşına uzatarak içirmiş. Böylece
her biri diğerini doyurmuşveşükrederek kalkmışlar sofradan.
'İşte...' demişermiş: 'Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve
doymayıdüşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim arkadaşınıdüşünür de doyurursa,
o da arkadaşıtarafından doyurulacaktır.ŞÜPHESİZ, HAYAT PAZARINDA DAİMA
SEVGİYİPAYLAŞANLAR KAZANÇTADIR.
yaşayanlar arasında ne fark vardır?'. 'Bakın göstereyim... ' demişermiş.
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememişolanlarıçağırarak onlara bir sofra
hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine derken, tabaklar içinde sıcak
çorbalar gelmiş. Arkasından da dervişkaşıklarıdenilen bir metre boyunda
kaşıklar. Ermiş: 'Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz. ' diye de
birşart koşmuş. 'Peki...' demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da
ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar
sofradan.
Bunun üzerine 'Şimdi...' demişermiş. 'Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe.' Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyenışıklıinsanlar
gelmişoturmuşsofraya bu defa. 'Buyrun' deyince, her biri uzun boylu
kaşığınıçorbaya daldırıp, karşısındaki arkadaşına uzatarak içirmiş. Böylece
her biri diğerini doyurmuşveşükrederek kalkmışlar sofradan.
'İşte...' demişermiş: 'Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve
doymayıdüşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim arkadaşınıdüşünür de doyurursa,
o da arkadaşıtarafından doyurulacaktır.ŞÜPHESİZ, HAYAT PAZARINDA DAİMA
SEVGİYİPAYLAŞANLAR KAZANÇTADIR.